2000 doğumlu olan yazarın, şiirin edebiyatın başkenti olan ilimize edebi anlamda zenginlik katacağından şüphe yok. Çocukluk yıllarından bu yana yazmaya meyilli olan yazar, pek çok yazarın aksine, öykü yada şiir ile değil, edebiyata bir deneme kitabı ile giriş yapıyor. Yazarın kitabı içsel sorguların, hayata felsefi bir bakışın ayna misali gün yüzüne çıkışını simgeliyor. Ruhi hüviyeti temaşaya sunuyor.

Yazarlığının yanında sinemanın büyüsü ile de hemhal olan kalem, “NBC (Nuri Bilge Ceyhan) sinemasından etkilendiğini, senarist olarak başlayan sinema serüveni temel oyunculuk ve eğitimi ile devam ettiğini” ifade ediyor. Genç yaşına rağmen dokuz belgesel ve bir kısa film çalışması mevcut. Kısa sürede kat ettiği yola bakılınca, yazarın çok yönlü sanatçılarından birisi olma yolunda hızla ilerleyeceğini söyleyebiliriz.

“Kulak Ver Sükutuma” kitabının sizi iyi hissettirmek yada ruhunuzu okşamak gibi bir çabası yok. Yumuşak bir gerçekçilik ile, acıyı sevmek, derde sadık kalmak, mutsuzluğun gerekliliği gibi başka açılardan bakıp, sizi ters köşe yapacak bir kitap.
“Kulak Ver Sükutuma” sizi mutlu, coşkulu değil, huzurlu kılacak bir kitap.


