SON DAKİKA

1medya – KAHRAMANMARAŞ HABER SAYFASI
Kurukafa
Abdurrahim Talyan
Abdurrahim Taylan

İNSAN RENGİNİ MÜREKKEP’TEN ALIR

İNSAN RENGİNİ MÜREKKEP’TEN ALIR
Bu haber 15 Haziran 2020 - 9:18 'de eklendi.
Paylaş

Her kalemi mürekkeple buluşturan bir his ve saik vardır. Esasında bu histir ki satırları sadra şifa birer ilaç, yahut baldıran tadında zehre büründüren. Parmaklar vardır, mürekkep renginde kapkara dimağlar onun kaleme dokunuşu ile nura gark olur. Satırlar fener olur yüreğinizdeki karanlık sokaklara ve insan rengini mürekkepten alır.

Öyle ki dem gelir, mürekkep ağır basar mizanda şehidin dahi kanına. Denilir ya Hadis-i Şerif’te şöyle buyurmuştur Resul-i Kibriya Efendimiz (s.a.v)  ‘’ Kıyamet gününde âlimlerin mürekkebi şehidlerin kanı ile tartılır, alimlerin mürekkebi şehidlerin kanından ağır gelir.’’ Kalemden damlayan gök rengindeki mavi hakikat; ufuk açar, menzil gösterir, fetihleri ve fatihleri yoğurur. Çağlar insan rengini aldığı mürekkebin ışıltısıyla… Beşeri renklendiren mürekkep ve ondan  akan iki ırmak :

İlki kalem feryad eder, ağlar mürekkep babında. Dürtülerinizin ve arzularınızın esiri bir kalemşörlük; kuru bir tamahkarlık uğruna yazmak, çamur akıtmak, gök mavisi hakikatten uzakta, hep karalar yazmak…

Bir diğeri dert ve  kaygı ile olmak, rahmet suyunu taşımak. Hakikat pınarı ile etrafını sulamak hasbelimkan.Bilmek ve hazırlığında olmak ‘’ ağızların mühürleneceği, ellerin konuşup ayakların tanıklık edeceği ‘’ o büyük günü. Sözün özü ; yazsanda sussanda konuşsan dadursan da adil şahit olmak bulunduğun zamanın bağrına.

Bilmek !Toprağın , üstüne çadır diye çekilen göğün insana şahitlik ettiğini ve hayatın aslında bir şahitlikten ibaret olduğunu . Yerin ve göğün sevinip ağladığını insanlığınıza ve şehadetinize. Hani Duhan Suresinde bir ayet nazil olmuştur (29. ayet Firavun ve arkadaşları için – yine Ebu Cehil gibi müşriklerin ölümünde de denilmiştir ) ‘’ Femabeketaleyhimussemauvelerd ‘’ yani ‘’ onlar için ne gök ağladı ne de yer ‘’

Adil olmak,  sırt çevirmek ! Neye mi ?Hak’ka ve hakikate aykırı ne varsa ona sırt çevirmek. Batılı ayağının altına almak, yürüyen ceset torbaları olmaktan sıyrılmak. Mevlanın eşrefi mahlukat olarak tanımladığı insan olabilmek.

“Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen

Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen”

( Divan şairi Şeyh Galip )

“ Ey insan evladı ! Kendine saygıyla / hürmetle yaklaş; çünkü sen kâinatta yaratılmışların özü / göz bebeği olan insansın.”

O halde cevherin farkında ; hayat sermayesini heba etmeden emaneti taşımak, imar etmek yeryüzünü ! Ve her dem ne olduğumuzu, yolculuğun nereye olduğunu hatırda tutmak ümidi ile Allah’a emanet olunuz…

 

 

 

 

NOT : Yazarın makalesini izni olmadan kopyalamak, kesmek , iktibas ederek başkaca metinlere kaynak belirtmeksizin aktarmak suçtur. Telif hakkı saklı olup, site dışında kullanımı SADECE link paylaşımı veya alınan metnin bütünlüğü korunarak, yazar belirtilerek, izin alınarak sağlanabilir. Her türlü fikri ve sınai haklar saklı olup, aksi şekilde yazıyı kullananlara yasal işlem başlatılacaktır.

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA